Mutlu Özgen
Biographic Data
| ID | 9687987 |
|---|---|
| NAME | Mutlu Özgen |
| GIVEN NAMES | Mutlu |
| FAMILY NAME | Özgen |
| SIGNATURE | ÖZGEN M |
| AFFILIATIONS | Istanbul Medipol University |
| ORCID | 0000-0002-1174-8319 |
| VERIFIED | Yes |
| TOTAL WORKS | 8 |
| TOTAL CITATIONS | 0 |
| WORKS AS AUTHOR | 8 |
| WORKS AS EDITOR | 0 |
| FIRST PUBLICATION YEAR | 2021 |
| LATEST PUBLICATION YEAR | 2026 |
| H-INDEX | 0 |
Türk Televizyon Dizilerinde Ailenin Yeniden Tanımlanması
Bu çalışma, Türk televizyon dizilerinde aile kavramının final sahnelerinde kurulan sofra ritüeli üzerinden nasıl yeniden tanımlandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel yaklaşımlar aileyi biyolojik bağlar ve hukuki statüler üzerinden ele alırken, bu çalışma aileyi kültürel bellek, duygusal ilişkiler ve ritüel pratikler çerçevesinde değerlendirmektedir. Araştırmanın temel varsayımı, dizilerde aileye dair en yoğun ve açık anlamlandırmaların fi…
Di̇ji̇tal Folklorun Korku Kültürüyle Buluşmasi
Kösedağ Sonrası Sivas ve Tokat’ta Travmatik Hafıza Mekânına Dönüşen Yapılarda Efsaneler ve Ritüeller
Bu çalışma, 13. yüzyıl Anadolu’sunda Moğol–İlhanlı hâkimiyetiyle derinleşen siyasal ve toplumsal kırılmaların halk belleğinde nasıl anlamlandırıldığını, Sivas ve Tokat’taki mimari yapılar üzerinden incelemektedir. 1243 Kösedağ Savaşı sonrasında ortaya çıkan otorite boşluğu, vergilendirme politikaları, savaş ve infaz anlatıları, dönemin mimari yapılarının halk tarafından travmatik hafıza mekânlarına dönüştürülmesine zemin hazırlamıştır. Gök Medres…
Herkesi̇n Matemi̇ Kendi̇ Rengi̇ndedi̇r
Bu çalışma, bireysel bir deneyim olarak ölümün ardından gelişen yas sürecini; folklorik, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda ele alarak çok katmanlı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Hz. Mevlânâ’nın “Herkesin ölümü kendi rengindedir.” sözüne atıfla, ölüm ve matemin bireysel farklılıklar kadar toplumsal ve kültürel yapılar içinde nasıl çeşitlendiği tartışılmaktadır. Modern toplumlarda bireysel kimliğin ön plana çıkması, sekülerleşmenin yaygınl…
Anadolu Kültüründe Ölüm
Bu çalışma, ölümün gerçekleşme biçimlerinin sosyoloji ve halk bilimi üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemektedir. Sosyolojik açıdan ölüm, “iyi ölüm” ve “kötü ölüm” olarak sınıflandırılırken, halk bilimi açısından “sıralı” ve “sırasız” ya da “hayırlı” ve “hayıflı” ölüm olarak tanımlanır. İyi ölüm, kişinin acı çekmeden ve sevdikleriyle vedalaşarak ölmesi olarak kabul edilirken, kötü ölüm, ani ve beklenmedik, acı verici koşullar altında gerçe…
Toplumsal İşlevi̇yle Ankara Elmadağ’da “Tandir Ekmeği̇” Kültürü
Özet, Ankara’nın Elmadağ ilçesinde tandır ekmeği, şekli ve sertliği dolayısıyla "Sığır Dili" ve "Tavşan Öldüren" adlarıyla anılsa da “Avrat Ekmeği", "Avrat İşi" ve "Möhkem Avrat Ekmeği" gibi isimlerle güçlü kadının ekmeği olduğu vurgulanmıştır. Elmadağ'da kadının eliyle yoğurulan ve dili ile mayalanan hamur, kadının varlığının simgesi haline gelirken, tuz ise erkeğin sembolü olarak görülmüştür. Mayalı hamurun tandırda pişirilmesiyle elde edilen t…
Ankara Elmadağ İlçesi̇nde "Ti̇ri̇t" Geleneği̇
Anadolu’da tiridin ve çeşitlerinin bu derece yaygın olmasının sebebi biraz da dinseldir. Ekmeğin “nimet” olarak kabul edildiği Anadolu’da, ekmeği israf etmenin günah sayılması, Allah’ın kuraklıkla yoklukla insanları sınayacağından duyulan korku ve çekinme bayat ve kuru ekmeği değerlendirmeyi elzem kılmıştır. Tirit bu noktada ekmeğe duyulan şükrün ve hürmetin yemek çeşidine dönüşmüş halini oluşturmaktadır. Aynı zamanda tirit, ekmeğin özellikle de …
Antropoloji̇de Di̇n Ve Ri̇tüel
Din ve inanç kavramını bir kurum olarak ele alan antropoloji, dini etkinlikleri (ritüelleri, ayinleri) kurumsallaşmanın göstergesi olarak kabul eder. Antropolojiye göre, din ve inanç bağlam merkezli ele alınması gereken konulardır. Bağlamın merkezini, teolojik yön değil, toplumsal ve kültürel boyut oluşturur. Bu bakımdan antropolojinin din konusunu, bir kültür sistemi olarak incelediği ifade edilebilir. Bu çalışma ile, antropolojinin din ve ritüe…
No prominent works on this page.
Antropoloji̇de Di̇n Ve Ri̇tüel
Din ve inanç kavramını bir kurum olarak ele alan antropoloji, dini etkinlikleri (ritüelleri, ayinleri) kurumsallaşmanın göstergesi olarak kabul eder. Antropolojiye göre, din ve inanç bağlam merkezli ele alınması gereken konulardır. Bağlamın merkezini, teolojik yön değil, toplumsal ve kültürel boyut oluşturur. Bu bakımdan antropolojinin din konusunu, bir kültür sistemi olarak incelediği ifade edilebilir. Bu çalışma ile, antropolojinin din ve ritüe…
Ankara Elmadağ İlçesi̇nde "Ti̇ri̇t" Geleneği̇
Anadolu’da tiridin ve çeşitlerinin bu derece yaygın olmasının sebebi biraz da dinseldir. Ekmeğin “nimet” olarak kabul edildiği Anadolu’da, ekmeği israf etmenin günah sayılması, Allah’ın kuraklıkla yoklukla insanları sınayacağından duyulan korku ve çekinme bayat ve kuru ekmeği değerlendirmeyi elzem kılmıştır. Tirit bu noktada ekmeğe duyulan şükrün ve hürmetin yemek çeşidine dönüşmüş halini oluşturmaktadır. Aynı zamanda tirit, ekmeğin özellikle de …
Toplumsal İşlevi̇yle Ankara Elmadağ’da “Tandir Ekmeği̇” Kültürü
Özet, Ankara’nın Elmadağ ilçesinde tandır ekmeği, şekli ve sertliği dolayısıyla "Sığır Dili" ve "Tavşan Öldüren" adlarıyla anılsa da “Avrat Ekmeği", "Avrat İşi" ve "Möhkem Avrat Ekmeği" gibi isimlerle güçlü kadının ekmeği olduğu vurgulanmıştır. Elmadağ'da kadının eliyle yoğurulan ve dili ile mayalanan hamur, kadının varlığının simgesi haline gelirken, tuz ise erkeğin sembolü olarak görülmüştür. Mayalı hamurun tandırda pişirilmesiyle elde edilen t…
Kösedağ Sonrası Sivas ve Tokat’ta Travmatik Hafıza Mekânına Dönüşen Yapılarda Efsaneler ve Ritüeller
Bu çalışma, 13. yüzyıl Anadolu’sunda Moğol–İlhanlı hâkimiyetiyle derinleşen siyasal ve toplumsal kırılmaların halk belleğinde nasıl anlamlandırıldığını, Sivas ve Tokat’taki mimari yapılar üzerinden incelemektedir. 1243 Kösedağ Savaşı sonrasında ortaya çıkan otorite boşluğu, vergilendirme politikaları, savaş ve infaz anlatıları, dönemin mimari yapılarının halk tarafından travmatik hafıza mekânlarına dönüştürülmesine zemin hazırlamıştır. Gök Medres…
Herkesi̇n Matemi̇ Kendi̇ Rengi̇ndedi̇r
Bu çalışma, bireysel bir deneyim olarak ölümün ardından gelişen yas sürecini; folklorik, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda ele alarak çok katmanlı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Hz. Mevlânâ’nın “Herkesin ölümü kendi rengindedir.” sözüne atıfla, ölüm ve matemin bireysel farklılıklar kadar toplumsal ve kültürel yapılar içinde nasıl çeşitlendiği tartışılmaktadır. Modern toplumlarda bireysel kimliğin ön plana çıkması, sekülerleşmenin yaygınl…
Anadolu Kültüründe Ölüm
Bu çalışma, ölümün gerçekleşme biçimlerinin sosyoloji ve halk bilimi üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemektedir. Sosyolojik açıdan ölüm, “iyi ölüm” ve “kötü ölüm” olarak sınıflandırılırken, halk bilimi açısından “sıralı” ve “sırasız” ya da “hayırlı” ve “hayıflı” ölüm olarak tanımlanır. İyi ölüm, kişinin acı çekmeden ve sevdikleriyle vedalaşarak ölmesi olarak kabul edilirken, kötü ölüm, ani ve beklenmedik, acı verici koşullar altında gerçe…
Türk Televizyon Dizilerinde Ailenin Yeniden Tanımlanması
Bu çalışma, Türk televizyon dizilerinde aile kavramının final sahnelerinde kurulan sofra ritüeli üzerinden nasıl yeniden tanımlandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel yaklaşımlar aileyi biyolojik bağlar ve hukuki statüler üzerinden ele alırken, bu çalışma aileyi kültürel bellek, duygusal ilişkiler ve ritüel pratikler çerçevesinde değerlendirmektedir. Araştırmanın temel varsayımı, dizilerde aileye dair en yoğun ve açık anlamlandırmaların fi…
Di̇ji̇tal Folklorun Korku Kültürüyle Buluşmasi
Cultural and Sociopolitical Studies (8 works) · Humanities (3 works) · Islamic Thought and Society Studies (3 works) · Linguistics and Cultural Studies (3 works) · Media Discourse and Social Analysis (3 works) · Turkish Literature and Culture (3 works) · Philosophy (2 works) · Physics (2 works) · Art (1 work) · Eurasian Exchange Networks (1 work)