Skip to main content

ETHNOS_APP

Home • Search • Journals • List 0

Nazire Geleneği Çerçevesinde Hâfız-ı Şîrâzî'nin Bir Beytinin Klasik Türk Şiirine Yansıması

Bibliographic Data

ID22221434
AuthorsAyşe Parlakkılıç Mucan (0000-0002-9448-758X, Necmettin Erbakan University), Hikmet Atik (0000-0002-7081-104X, Necmettin Erbakan University)
Year2023
Volume23
Issue2
Pages453-470
Publication date2023-12-30
Open AccessYes
TypeARTICLE
VenueMarife Dini Araştırmalar Dergisi (JOURNAL)
Journal identifiersISSN: 2630-5550 • E-ISSN: 2630-5550
PublisherMarife Dini Arastirmalar Dergisi (PUBLISHER)
DOI10.33420/marife.1369275
OpenAlexW4390401738
LanguageTR
References cited5

Divan edebiyatı, eski Türk edebiyatı, Osmanlı edebiyatı gibi farklı isimlerle anılan klasik Türk edebiyatı 13. asırdan 19. asrın ikinci yarısına kadar kesintisiz olarak varlığını sürdürmüştür. Türklerin İslam medeniyeti dairesine girmesinden sonra oluşan bu edebiyat, İslam kültür kaynaklarının yanı sıra Arap ve Fars edebiyatlarından da büyük ölçüde beslenmiştir. Klasik Türk şiir dili, İslamiyet’in kabulünden sonra vücut bulan ve Derî Farsçası olarak da isimlendirilen Yeni Farsçanın etkisiyle edebiyat dili hâline gelerek klasikleşmiştir. Arap edebiyatından ziyade İran edebiyatı klasik Türk şiirine model oluşturmuş; gelenekleri ve estetik kaideleri ile bu edebiyatı şekillendirmiştir. Bu doğrultuda klasik Fars şiirinin en büyük temsilcilerinden Hâfız-ı Şîrâzî’yi zikretmek gerekir. 14. asırda yaşadığı tahmin edilen şair, Ahmed Paşa, Fuzûlî, Bâkî, Nedîm, Şeyh Gâlib gibi klasik Türk şiirinde üstat kabul edilen şairleri derinden etkilemiştir. Hâfız Dîvân’ı Osmanlı medreselerinde en çok okunan kitapların başında gelmiş, Hâfız’ın şiirleri Farsça öğretiminde eğitim materyali olarak kullanılmıştır. Bu çalışma, etkisi çağları aşan Hâfız-ı Şîrâzî’nin Divan isimli eserinde yer alan üçüncü gazelin matla beytine klasik Türk şiirinde yazılan nazireleri konu edinmiştir. Bu bağlamda girişte Türk şiirindeki en köklü ve yaygın geleneklerden biri olan nazire ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılması ve model metnin Fars şiirindeki konumunun görülmesi adına öncelikle Fars edebiyatındaki nazirelere yer verilmiştir. Daha sonra ise ilgili beytin klasik Türk şiirindeki etkisine ayna tutulmuştur. Örnek beyitlerden önce zemin metinde yer alan Türk, Buhara ve Semerkant kelimelerinin çağrışımları üzerinde durulmuş, metnin anlam çerçevesi ve şerhi Hâfız Dîvânı üzerinde yapılan şerhlerden istifade edilerek sunulmuştur. Bu anlamda şairin beyit içerisinde Türk kelimesine yer vermesi klasik Fars şiiri ile klasik Türk şiiri arasındaki ilişkiyi ortaya koyması bakımından önemlidir. Zira Hâfız, “Şirazlı Türk (güzel, sevgili) bana gönül verirse, onun Hintli benine Semerkant ve Buhara şehirlerini bağışlayacağım.” demektedir. Buradaki Türk kelimesinin güzel ve sevgili anlamında kullanılması, Türk’ün güzelliği ve güzellik unsurları ile Fars şiirine yeni bir sevgili ve güzellik imajı getirdiğinin göstergesidir. Yine metinde geçen Buhara ve Semerkant şehirlerinin sevgilinin beni karşılığında bağışlanması; İslam medeniyeti için son derece önemli bu iki kültür merkezinin sevgili karşısındaki değersizliğini ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir. Çalışmamız neticesinde Fars edebiyatındaki nazirelerin model metnin kafiye ve veznine büyük ölçüde uyum gösterdiği görülmüştür. Klasik Türk şiirindeki örneklerde ise büyük ve küçük çapta pek çok değişikliğe gidilmiştir. Örnek beyitlerde model metindeki küçük siyah ben karşılığında sevgilinin kendisi, saçı yahut aşığa verilen öpücüğü konulmuştur. Bir başka değişiklik de zemin metinde sevgilinin beni karşılığında bahşedilen Semerkant ve Buhara şehirlerinin yerini başka şehirlerin alması, bu şairlere ilaveten Mısır, Kandehar, Harezm gibi şehirlerin söz konusu edilmesi veyahut model metindeki şehirler yerine tamamen farklı mekân isimlerinin getirilmesi şeklinde olmuştur. Klasik Türk şiirinde tespit edilen örneklerde Avnî’ye ait şiir dışındaki tüm beyitler Türkçe kaleme alınmıştır. Avnî ise metnini model metnin dili Farsça ile nazmetmiştir. Araştırmamız sırasında ilginç bir örnekle de karşılaşılmıştır. Bu örnek; klasik Türk şiiri geleneğinde yazılmamış olmakla birlikte son dönem devlet adamı ve şairlerinden Reşid Fânî’nin Fani Çiçekler adlı eserinde yer alan şathiyye başlıklı şiirinde sevgilinin baygın bakışına Kilis’i ihsan etmesidir. Kafiye için Kilis ismine yer veren şairin ilgili mısraın sonunda Hâfız’ın zemin metnine atıfta bulunması şaşırtıcıdır. Reşid Fânî örneği, söz konusu ibarenin yüzyıllar sonra bile aynı şiir geleneği içinde yazılmamış bir şiirde kullanıldığını göstermesi bakımından çarpıcıdır. Elbette bu beyit ile Hâfız-ı Şîrâzî’nin hem ait olduğu klasik Fars şiir geleneği içinde hem de klasik Türk şiir geleneği içinde etki alanının ne kadar geniş olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Benzer çalışmalarla her iki edebiyata ait edebî malzemenin karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerekmektedir. Bu sayede İslam medeniyetine ait iki köklü edebiyat arasındaki ilişkilerin net bir şekilde ortaya konulmasına katkı sunulmuş olacaktır

Art · Humanities · Theology · Traditional medicine · Families in Therapy and Culture · Islamic Thought and Society Studies · Mathematics · Medicine · Philosophy · Turkish Literature and Culture

Highly citedNo

Tools

Open DOIOpen Access
Ethnos_APP • Open Source Project • MIT License • Frontend v2.0.0 • Privacy and Cookies • API Documentation: api.ethnos.app/docs • API Source Code: GitHub • DOI: 10.5281/zenodo.17049435 • Frontend Source Code: GitHub • DOI: 10.5281/zenodo.17050053 • cruz.rio.br • Expectantes Misericordiae