Osmanlı Kelâmında Eleştiri Kültürü
Çerkeşîzâde Mehmed Tevfik Efendi’nin Naḳdü’l-Kelâm Eleştirisi I
Bibliographic Data
| ID | 24234355 |
|---|---|
| Authors | Yunus Yunus Öztürk (0000-0002-2756-7352, HİTİT ÜNİVERSİTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ), Mustafa Aykaç (0000-0003-3126-1070, KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ), Mete Akcan (0009-0002-9464-1302, HİTİT ÜNİVERSİTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ) |
| Year | 2026 |
| Volume | 25 |
| Issue | 1 |
| Pages | 394-426 |
| Publication date | 2026-06-30 |
| Open Access | Yes |
| Type | ARTICLE |
| Venue | Hitit İlahiyat Dergisi (JOURNAL) |
| Journal identifiers | ISSN: 2757-6949 • E-ISSN: 2757-6957 |
| Publisher | Hitit University (PUBLISHER) |
| DOI | 10.14395/hid.1856744 |
| OpenAlex | W7166655285 |
| Language | TR |
| Citations received | 1 |
| References cited | 6 |
Bu makale, Sırrı Paşa (ö. 1895) ile Mehmed Tevfik (ö. 1901) arasındaki bazı kelâmî meseleler hususundaki irtibatı konu edinmektedir. Çalışma bu iletişimi, Sırrı Paşa’nın Naḳdü’l-kelâm’ı ile Mehmed Tevfik’in bu esere yazdığı tenkit ve tashih içeren eserini merkeze alarak analiz etmektedir. Osmanlı son döneminin ciddi bir eleştiri kültürü taşıdığını ispatlamayı amaçlayan makale, Sırrı Paşa’nın Naḳdü’l-kelâmı’ına Mehmed Tevfik’in yazdığı risaleyi mukayeseli ve analitik bir şekilde çözümlemektedir. Literatürde her iki ilim adamının eserleri üzerinde hem bibliyografik hem de içerik yönünden karmaşa bulunması, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Yapılan literatür değerlendirmeleri bazı araştırmacıların Mehmed Tevfik’in Sırrı Paşa’ya iki tenkit risalesi nispet ettiğini, büyük bir kısmının ise Naḳdü’l-kelâm’a değil Sırrı Paşa’nın daha önce yayınladığı Şerḥ-iʿAḳāʾid Tercemesi’ne tenkit olarak düşündüğünü göstermiştir. Mehmed Tevfik, eserinin bazı baskılarında Şerḥ-i ʿAkâʾid-i Nesefî’nin Türkçeye tercümesine, bazılarında ise Naḳdü’l-kelâm’a tenkit ve tashih yaptığını belirtmiştir. Bu sebeple karmaşanın temelinde Mehmed Tevfik’in risalesinin farklı baskılarının girişindeki ifadelerin yer aldığı kanaatindeyiz. Sırrı Paşa’nın bu tenkitler neticesinde Naḳdü’l-kelâm’ı yeniden şekillendirdiğine dair farkındalığın yeterli düzeyde olmadığı da dikkat çekmiştir. Literatür karmaşasını, Sırrı Paşa’nın eserinin tekâmül sürecini ve arkasındaki etkiyi, bu etkinin keyfiyetini tartışan herhangi bir çalışmanın yapılmadığı da müşahede edilmiştir. Bu açıdan makale literatürdeki karmaşayı çözümleyip tashih etmeyi, kronolojik bir şekilde de metinlerin tekâmülünü Mehmed Tevfik’in katkıları bağlamında ele almayı hedeflemektedir. Makalede karşılaştırmalı metin analizi ve içerik analizi yöntemleri ile Sırrı Paşa’ya nispet edilen ve bu makalede yarısı ile sınırlandırılan hataların gerçeklik değeri ve dayandığı köken araştırılmıştır. Bu kapsamda Naḳdü’l-kelâm’a kaynaklık teşkil eden ve Sırrı Paşa tarafından daha önce yayınlanan Şerḥ-i ʿAḳāʾid Tercemesi ile bu tercümede kullandığı kaynaklar, tenkide konu olan ifadeler bağlamında analiz edilmiştir. Bu analiz neticesinde Sırrı Paşa’nın Şerḥ-i ʿAḳāʾid Tercemesi’nden yaptığı aktarımlarda satır atlama, kavramsal karışıklık ve parçacı bir seçim ile bağlamından kopardığı cümlelerin Mehmed Tevfik’in tenkitlerine konu olduğu tespit edilmiştir. Metinlerin mukayeseli, içerik ve tematik incelemesi neticesinde ise aşağıda sırasıyla belirttiğimiz bulgular öne çıkmıştır. Sırrı Paşa’nın nisbet-i haberiyye tanımı, Mehmed Tevfik tarafından mantık ilmi açısından tenkit edilmiş; Sırrı Paşa sonraki baskısında burada nahivcilerin kullandığı manayı kastettiğine dair bir açıklama getirmiştir. Mütevâtir haberde aklın mümkün görmemesini Sırrı Paşa’nın “muhâl-i aklî” ile ilişkilendirmesi, Mehmed Tevfik tarafından tenkit edilerek kastedilenin “âdeten” imkânsızlık olduğu şeklinde tashih edilmiştir. Sırrı Paşa mütevâtir haber tanımındaki ifadesini değiştirmese de şartlarda zikrettiği “aklen” imkânsızlığı “âdeten” şeklinde düzeltmiştir. Sırrı Paşa kelâmî ontolojinin temel kavramlarından cevher hakkında cismi dışarıda tutan bir tanım yapmış; Mehmed Tevfik bu tanımın yanlışlığını göstermiş ve sonraki baskılarında Sırrı Paşa tanımı değiştirmiştir. Sırrı Paşa burhân-ı temânuʿ delilinin açıklamasında âlemin yok olması ile ilişki kurmuş; Mehmed Tevfik bu ilişkinin doğru olmayacağını hatırlatmıştır. Mehmed Tevfik’in bu konudaki tashihi de Sırrı Paşa tarafından dikkate alınmış ve gerekli tashihler yapılmıştır. Sırrı Paşa’nın bütün cihetlerin izafî olduğuna yönelik açıklamalarına da Mehmed Tevfik, fevk ve taht cihetlerinin hakiki kabul edildiğine dair klasik kelâm kaynaklarının şahitliği ile tenkit yöneltmiştir. Bunun dışında felsefe kültürü hakkında, Mehmed Tevfik’in eleştirdiği ifadeleri, Sırrı Paşa tamamen kaldırmıştır. Mehmed Tevfik’in eleştirileriyle Sırrı Paşa’nın Naḳdü’l-kelâm’ı geliştirdiği açık olmasına rağmen bununla ilgili herhangi bir kayıt düşmediği görülmüştür. Çalışmanın sonuçları, gelecek çalışmalar için çeşitli perspektifler sunmaya adaydır. Öncelikle bir eserin farklı tarihlerdeki baskılarının dikkate alınmaması halinde metodolojik hataların ortaya çıkabileceği, bu sebeple farklı baskıların mukayeseli şekilde analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekebiliriz. Her ne kadar Sırrı Paşa’nın, açık şekilde ifade etmese de kendisine yönelik tenkitleri ciddiyetle dikkate almış olması, ilmî anlamda ahlâkî bir tutum olarak nitelenmelidir. Makale, eleştirileri sıralamakla yetinmeyerek telif ve tashih sürecini tarihsel bir çerçeve içine yerleştirmektedir. Çalışmamız, bu şekilde literatürün buradaki bulgular ışığında güncellenmesini önermektedir.
late Ottoman period · Ottoman intellectual history · tashih · Historical and Linguistic Studies · Islamic Thought and Society Studies · Turkish Literature and Culture
| Citations per year | 1 |
|---|---|
| Citation span | 2026 - 2026 (1) |
| Highly cited | No |